Facebook'ta Paylaş
Tweetle
Google Plus'ta Paylaş

Watashi no Monogatari (OneShot Fanfic)

  • Derecelendirme: 5/5 - 1 oy
  • Beğen
1
Konuyu Beğen
3
#1
Watashi no Monogatari (OneShot Fanfic)

Part I-Şimdi ve biraz az öncesi

Sanırım bi yerde soru sormayı bıraktım."Neden böyleyim,ne yapmalıyım yada nereye gideceğim..."gibi şeyler.

Sadece hayatı yaşamak için akışına bıraktım.Sonuçta garip bir ölüm şekli yaşamıştım...

"Gidip Anti maddeyi ışık hızındaki yaklaştırırsanız başınıza bunlar gelir "desem hikayemin büyük kısmını heba etmişi olurum.Evet kesinlikle ölmekten kötü şeyler var.Öldüm dedim ama öldüğümü bile düşünmüyorum.Yani nerede şu kutsal kitaptaki Cennet yada Cehennem...yada diğer dinlerin zırvalıkları...Orda gördüğüm tek şey sonsuz bir karanlıktı.Sanki evrenin unutulmuş köşesindeki bir boşluğa fırlatılmıştım.

Orada zaman kavramından söz edemezdim.Ardından geçen yüzlerce,binlerce yok hatta milyarlarca yıl tek yapmak istediğim bu karanlıktan çıkmaktı.Bi ara bedenimin olduğunu bile unuttum.ondan önce bi yerlerimi kemirdiğimi düşünüyorum.Sanırım delirdiğim vakitler olmalı, ama niye acı yoktu.Tek varlık benim fikirleri miydi yani? "Cogito ergo sum / Düşünüyorum öyleyse varım?" bunun gibi basit bir felsefe mi beni burada tutuyordu.

Descartes'i gırtlaklamak isterdim.Sonra bu aptalca komediden vazgeçip onun yolunu seçtim.O ana kadar geçmiş olması gereken süreden daha fazla bir süremi düşünmeye adadım.Delirdiğim süre boyunca yitirdiğim anılar yada hafızamda ne kaldıysa.

Ve nasıl olduysa buradan çıkmanın yolunu buldum.Daha doğrusu bir sonraki adım olan bembeyaz bir yere geçtim.Orada vücudumun nasıl bir biçimi odluğunu fark edebileceğim kadar ışık vardı...

Saçlarım ve gözlerimin değiştiğine bahse girerdim.Kar gibi bembeyaz saçların altındaki kan kırmızı gözler.Bunun yanında ayaklarımda yara bere ama hala çalışır olduğunu görmek güzeldi.
-------
Oradan çıkmak en az 100 yılımı almıştı.Siyah tarafa göre daha az zor değildi,sadece ışıklı ortamda bi şeylerin farkına varmak daha kolay oluyor gibiydi.

Son adım ise var olduğum zaman geri dönmekti.İlk baş icadımla ilgili her şeyi yok ettim.Bunu yaparken başka biri daha buna karışmasın diye ne önlemler aldım bilemezsiniz.İnsanlara gidipte "*Chronokinesis yeteneğinden daha fazlasını zarardır!" yada "Aklınızı alamayacağı yerlere gitmemek için Anti maddeler uğraşmayın!!" gibi şeyler söylemedim tabikide.

Tek yaptığım biri bu şeyi bulduğunu düşündüğü ana gidip onu yok etmek oldu.Sonra bunlada yetinmeyip dünyayı kendim karıştırdım.Sayısız terör ve insan katletmek,evet bi yerde amacımdan sapmış olabilirm fakat içinden çıktığım karanlıkta bu tip şeyler yoktu.Vicdan dene duyguda çok yapmacık bi şeydi.

Bu kaos ortamında tabi bi kahraman ihtiyaç vardı;Akira,Ri,Lox,Den,Vorn...sayamayacağı kadar vardı.Hepsini ortak noktası ise sadece takdir edilmesi gerek arzularıydı.Bi diğer nokta ise ailesel şeylerdi.Tabi bunun hakkında ne kadar pişmanlık duymak gerekip gerekmediğini bilmiyordum.

Sadece yapmak isteyen birine güç verip onun gelişmesi için ufak yardımlarda bulunmak ve koltuğa yaslanıp olanları izlemek...Kalan yıllar hep bu hikayeler için boyuttan boyuta geçip Tanrı denen varlığın yaratığı eğlenceli şeyler oynadım.Bi ara tatil içinde Evren dene şeyin sonunu da ziyaret etmiştim.Çıktığım o boşluğu bulmak için Evren sonsuzluk limiti denen saçma çizgiyi aşmam gerekti.Zaman mekan teorisini olmadığı bir yere gitmek mi?Evet zayıf noktamı kendim yaratmıştım,geri dönüş yolunu bilmesem tekrar orda zaman öldürebilirdim belki.

Umarım bu kahraman bulma işinden sıkılmam.Sahneye çıkıp kötü adam olursam pek hoş şeyler olmaz,sanırım.Böyle bi şey olursa sanırım evrenin kapama tuşuna basıp Big Bang denen hava fişek gösterisini izlerdim...Kulağa eğlenceli geliyor,sıkıldığım bi ara yaparım herhalde.

İsmi söylemeyi unuttum sanırım, sadece Profesör deseniz olur.Ve evet tüm bu yaptıklarım sebebi bir kadındı...Bahane olarak görüp çıldırdığım zamanı geride bıraktığım için pek bi anlamı olmsada yada "Olan oldu artık" gibi avutucu şeyler söylesemde...Hadi ama Anti madde ile çalışan bir profesörle çıkarken gidipte büyük deneyden bir hafta önce terk etmek nedir?Bunu hatırladıkça bu evrende yaptığım çılgınca şeylerin hiçbir anlamı olmadığını düşünüyorum.O karanlık çukurda bile olsun kesinlikle kadınları anlayamam herhalde.

Benim Hikayem/Watashi no Monogatari...
--------------------------------------------
Chronokinesis:Zaman yavaşlatma yada zamanı durdurma yeteneği.Esperlere ilgisi olanlar bilirler Tastey
Descartes:Ünlü varlık filozfu.

Profesör(Son hali)
Spoiler:
[Resim: k1Y55q.jpg]

Yarışma için hazırladım fakat Anikeyf yazısını içine koymadığım için göndermekten vazgeçtim Shy
İmzaya tık tık

[Resim: orZvER.jpg]

[Resim: l7EPzQ.jpg]


#2
Profesörün hikayesi demek Istiyorum Heyecanla devamı bekliyorum Atesligozler

#3
Part II-Şimdi ve asıl sorun

Evet ne büyük zelzeleler atlattım.Buna ilk yaptığım deneme olan NPG örnek verilebilir Akira'ya benim içine düştüğüm karanlığın alternatif ve çok daha küçüğü olan bir boyutta gidip güçlenmesini söylemiştim."Dikkatli ol!" falan demiştim herhalde.Oraya koyduğum ve bana çok benziyen vahşi bir varlığın onu öldürmesi hiç hoş olmazdı.Tabi daha sonra o yaratığı...Ha şimdi aklıma geldide Vox'a çok az zaman ayırmıştım.Garibim ailesini kurtarmak için nelere katlandı,bide Ri var...

Ri diğerkilerine eş düzeyde fakat adamı geçmişe gidişli ve dönüşlü istemsiz çoklu fiş kestim gibi bi şey...Ah bu yaratıcılığı o karanlıkta kazandım sanırım...

Herkesin merak ettiği asıl sor ise bu güçleri nasıl böyle kazanıp Tanrı denen tanımın yerine geçiyormuş gibi davranmamdır herhalde.Ahh...Bunu nasıl açıklamak gerektiği hakkımda zerre bilgim yok.Tanrı sadece evrenle sınırlı kalmadı diyebilirm.Gitmeye korktuğum bazı yerler yaratmış yada şu an yaratıp onlara şekil veriyor demem de mümkün.Sanat eseri gibi...Tabi bunu merak edip onu armaya koyulmak kesinlikle benim gibi bir çılgının bile yapmayacağı bir şey...Belki eski kız arkadaşımı ararsam...(Numara cevap vermez)

Tamam pes ediyom bi ara oralarada bakarım.Benden de büyük bi balıkla tanışıp yem olmak mı?Tamam bu planı listemde en sona yazarım,daha sonra unutmazsam tabi...

Bide size Den adlı veletten de bahsediyim.Ona yardım amaçlı sayısız para yatırdım ve bana "Cep param nerede?" tepkisini veriyor.Tamam bunları söylediği için onu canavarlarla dolu bir okula yazdırmış olabilirim fakat bu benim hatam değil.Azcık büyüklerin saygılı olmak zorunda...Hele yaşı...Ha bak unuttuğum kadar fazla.Pastanın üstüne mum dikmek istemeyeceğiniz rakamlardadır.

Son olarak bide Vorn var...Umarım dünyayı robotların istilasından kurtarır klişesine başvurmaktan her ne kadar utandıysamda.Eh elden gelen bi şey yok.En azından aksiyon dolu şeyler görebilirim..

(Cep telefonu çalar)Hah?Evet...Neyyy???Ri kendini öldürcekmiymiş?Anlıyom...Demek bu yoldan gitmeyi tercih etti.Hmm...Tamam Apep'i salın bakalım 12 kapıyı geçmek o kadar kolay mı değil mi görsün o velet.Ölmekte neymiş,başrol ölür mü öyle...Ölmek istiyorsa ölüsünü öldürmesini bilirim bende.

Her neyse Benim hikayem sonu olan bir sonsuzluğa kadar devem ediyor...Hmm bakalım Ri ne yapçak???

---------

Hihihi spoilerlı mı oldu az X3



İmzaya tık tık

[Resim: orZvER.jpg]

[Resim: l7EPzQ.jpg]


#4
Profesör X3 Bu hikaye ilgimi baya çekti Istiyorum Ellerine sağlık devamını bekliyom *-*


    Watashi no Monogatari (OneShot Fanfic)
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi