Anket Başlığı: Nasıl buldunuz?
Bu ankette oy kullanma yetkiniz yok.
Beğendim.
71.43%
5 71.43%
Beğenmedim.
28.57%
2 28.57%
Katılımcı sayısı: 7 100%
* Siz bu anket için oy kullanmışsınız. [Anket Sonuçlarını Göster]

Facebook'ta Paylaş
Tweetle
Google Plus'ta Paylaş

Ein's World [4. Bölüm Eklendi]

  • Derecelendirme: 4.43/5 - 7 oy
  • Beğen
7
Konuyu Beğen
31
#1 Information 
Bazı bölümler de animelere gönderme olacak. Ve evet çoğu alıntı gibi duracak biraz =_=

= Ein’s World =


+ “Anime… anime… anime… düşünebildiğim tek şey bu. Küçüklüğümden beri animeye hayranım. Bir anime karakteri olarak doğmak isterdim. Ve hâlâ da istiyorum. Ama böyle bir şeyin mümkün olmadığının da farkındayım. Peki… peki ya mümkünse? İmkansız diye bir şeyin olmadığına inanıyorum. Ama bir anime karakteri olmanın mümkün olmadığına inanarak kendimle çelişmiş olmuyor muyum? Tanrım… galiba animeyi gerçekten “çok” seviyorum.”

==========================================================

Bölüm 1; İşte Ben…

Spoiler:
Asker; “Kralım! Düşman surlarımızı aşmış durumda. Emirleriniz efendim?”

--- ; “Derhal süvarileri öne sürün! Piyadeler hazırda beklesin! Savunma hattını güçlendirin!”

Asker; “Baş üstüne!”

+ Savaş nağraları arasında, kendimi bir kahraman olarak görmek çok güzel…

*Bleep , bleep *

---; “Sana şu şekilde ötme demiştim Cricko.”

*Bleep , bleep *

---;“Ah, Hadi ama! Kes artık şunu!”

*Bleep , bleep *

---; “Huh? Demek sadece rüyaydı…”

+ Merhaba. Adım Ein Nethan, 15 yaşındayım. Aslında tam bir anime delisiyim. Japonya’ya taşındığımızdan beri anime izliyorum. Anime ülkesinde anime izlememek biraz saçma olurdu açıkçası. Henüz ben 6 yaşımdayken, babamın işi gereği Japonya’ya taşındık. Bu sabah ise lisedeki ilk günüm. Utaku adlı küçük bir şehirdeki Yomuu Lisesi’ne kayıt oldum. Açıkçası içe kapanık bir çocuğum, bu yüzden pek arkadaşım olduğu söylenemez. Yeni okulumda bir çok arkadaşım olmasını umuyorum. Ama hepsinden önce … “Eyvah, Geç kalıyorum!”



Bölüm 2; Ölüm Defteri…


Spoiler:

- “Evet. Hazırlıklar tamam! Okula gitmeye hazırım… Bir dakika, çantam nerede?”

Ein düşünceler arasına dalmışken çantasını unuttuğunu fark ederek, odasına tekrar çıkar. Masasının üstünde duran, daha ambalajını bile açmadığı mangasına bakarak ;

- “Okulun ilk günü hep sıkıcı olur, sanırım bunu yanımda götürmemde bir sakınca yoktur.”

Diye düşünür. Ve mangasını da kitapları arasına yerleştirdikten sonra evden ayrılır.

Okuldaki açılış töreninden sonra, sınıfla tanışma vakti gelmiştir.

Öğretmen; “Evet, bu arkadaşımız yabancı bir ülkeden ülkemize geldi. Kendinizi lütfen bize tanıtın Nethan-kun.”

Ein; “Adım Ein Nethan, ilk ismimi kullanmanızda bir sakınca yok. Saygı eklerini kullanmasanız da olur. Tanıştığımıza memnun oldum.”

Öğretmen; “Peki Nethan-ku... yani Ein. Boş bulduğunuz herhangi bir sıraya oturun lütfen.”

Ein’in gözleri, öğretmenden uzak ve cam kenarında bir yer aradı. Şanslı olsa gerek, tam da istediği yer boştu. Defterini ve kitabını çıkardıktan sonra, dersi dikkatle dinlemeye başladı. İlk 3 ders sakin geçti, fakat 4. derse girdiklerinde işler biraz değişti. Çünkü ders biyolojiydi ve Ein en çok bu dersten nefret ediyordu. Her ne kadar dikkatini toplamaya çalışsa da, bir faydası olmadı.

Aklına yanında getirdiği manga geldi. Okulun ilk günü biraz afacanlık en fazla müdürün odasında son bulabilirdi. Biraz daha düşündükten sonra, öğretmenin görüş alanı içinde olmadığını onayladı. Ve hemen ambalajı açıp mangayı okumaya başladı.

Mangayı okurken vakit su gibi akıp geçiyordu, ve “Death Note” adlı bir manga dikkatini çekti. Daha dikkatli okumaya başladı. Okurken gerçekten heyecanlanmıştı, manganın içinde olmak istedi. Ama bir müddet sonra öğretmenin kendisini fark edebileceği aklına geldi. Hemen mangayı çantasının içine koyup, derse bir kere daha odaklanmaya çalıştı. Düşüncelere dalmışken, pencereden dışarı bir göz attı. Ve insanları izlemeye başladı. Ama o sırada beklenmedik bir şey oldu. Gözünün önünden bir defter aşağıya düştü. Defteri dikkatle izlerken, aklına henüz okuduğu manga geldi. Durumun farkına vardığı zaman ağzından sadece şu sözler çıktı;

“Yok artık!”

Ömründe ilk kez bu kadar şaşırmış olmalıydı herhalde. Defteri almak istedi. İçindekileri merak etti. Acaba gerçekten mangada olanlar başına mı geliyordu? Bunları öğrenmek istedi. Ders biter bitmez koşa koşa bahçeye indi. Kimsenin kendisini görmediğinden emin olduktan sonra, defterin üzerinde yazan yazı kendisini bir kez daha şaşırttı.

“Ölüm Defteri”…





Bölüm 3; Beklenmedik Durum…


Spoiler:


Ein elinde tuttuğu deftere dikkatle bakarak, şaşkınlığını gizleyemiyordu. Bir sağa bir sola bakınıp duruyor, hala neye uğradığını çözemiyordu. Daha sonra defteri yanına alıp açmaya karar verdi.

Defteri ceketinin arasına sokup, hızlı adımlarla sınıfana doğru yürüdü. Sınıfa vardığında soluk soluğa kalmıştı. Hemen sırasına doğru yürüyüp, oturduktan sonra derin bir nefes aldı. Rahatlamış görünüyordu. Bulduğu defteri tam çantasına sokacaktı ki, müdür bir duyuru yaptı.

" Bütün öğrencilerin dikkatine! "

" Öğrencilerimizden birinin defteri kaybolmuştur, kendisi için çok önemli olduğunun altını çiziyor. Defterin üzerinde küçük bir kilit varmış. Bulanlar lütfen müdürün odasına getirsin. "


Ein defteri çantasına götürmeye devam etti. Ama bir an için tereddüt etti.

" Sahibi için çok önemli olmalı... " dedi.

Sonra, " Aman, kaybetmeseymiş canım! " diyerek, çantasına soktu.

Okul bittikten sonra, derin düşünceler içinde evine doğru yavaşça yürümeye başladı. Evi okulundan pek de uzakta değildi. Yürüyerek en fazla 10 dakika mesafedeydi. Boş bakışlar içinde etrafını süzüyor, aklını bir türlü defterden alamıyordu. Bir an önce eve gitmeye karar verdi, adımlarını hızlandırdı.

Eve vardığında direk odasına çıktı. Soluk soluğa kalmıştı, gören biri köpek kovalamış sanardı. Odasının perdelerini kapadıktan ve hiçkimse tarafından görülmediğini doğruladıktan sonra elini çantasına attı.

Defteri aldıktan sonra kilidi iyice inceledi. Zorlayarak açabileceği bir şey gibi durmuyordu. Yine de şansını denedi, kilidi zorlamaya başladı. Ne kadar uğraştıysa uğraşsın, bir türlü açamadı. Açıkçası biraz hevesi kırılmıştı. Defteri bir köşeye fırlatıp, televizyonun karşısına geçti. Anime izlemenin kafasını dağıtacağını düşünerek, kanalları gezmeye başladı.

Ne kadar izlerse izlesin, defter aklından çıkmadı. Defteri eline alarak, yatağına uzandı. Defteri nasıl açabileceğini düşünmeye başladı. Epey düşündükten sonra, aklına bir fikir geldi. Şimdi tek yapması gereken, yarın olmasını beklemekti...




Bölüm 4; Defterin Sahibi…


Spoiler:


-Ein- "Bu defterin gücüyle, dünyaya barış getireceğim! Ve senin bu konuda yapabileceğin hiçbir şey yok Lex! Muhaahahahaha!!"

-Lex- "Ne yaptığının farkında mısın Ein?! Dalga geçmeyi kes! Defter aklını kontrol ediyor!"

-Lex- "Lütfen kes artık şunu!"

...

-Ein- "Ne korkunç bir rüyaydı ama."

" Ha? Çoktan sabah olmuş. Umarım okula geç kalmamışımdır! "


... Ein defteri o kadar çok düşünüyordu ki, rüyalarına bile girmişti. Boş bakışlarla odasını süzdükten sonra, yatağından kalkıp hazırlanmaya başladı.

Kahvaltısını yaptıktan sonra, hızlıca okula doğru yürümeye başladı. Çünkü bugün, defteri açma planını uygulama günüydü. Okula vardığında, planını 1-2 ders sonra uygulamanın daha uygun olabileceğini düşündü. Eğer planı düzgün giderse, defterin "gücünden" faydalanabilirdi. Sırasına oturduktan sonra dersin başlamasını bekledi.

...

3. Dersin sonunda, planını şimdi uygulamanın sırası diye düşündü. Defteri de yanına alıp, müdürün odasına doğru yürümeye başladı. Müdürün odasına vardığınca ilk önce biraz telaşlandı. Sonra cesaretini toplayıp içeri girdi.

-Ein- "İzninizle..."

-Müdür- "Buyur. Ne istemiştin?"

-Ein- "Şey... Kayıp olan defteri bulmuştumda..."

-Müdür- "Masamın üzerine bırakabilirsin."

-Ein- "Şey... Defteri sahibine kendim teslim etmek istiyorum... Acaba sahibini biliyor musunuz?"

Müdür biraz şaşırmıştı. Kısa bir süre Ein'e baktıktan sonra, defteri kaybeden öğrencinin sınıfının yerini tarif edip, defteri kaybeden öğrencinin ismini söyledi.
Ein'in planının ilk aşaması başarıyla tamamlanmıştı, sıra ikinci aşamadaydı. Müdürün tarif ettiği sınıfa doğru gitti. Daha sonra tarif ettiği sınıfın, üst sınıflardan birinin olduğunu farketti. Biraz tereddüt etti. Defterin sahibi iri yarı kalıplı bir çocuk çıkabilirdi. Sınıfın kapısının önünde bir ileri bir geri yürümeye başladı. Daha sonra planını buraya kadar yürüttükten sonra vazgeçmeyeceğine karar verip sınıfa daldı.

-Ein- "Um... Acaba Hayame Mai-san bu sınıfta mı?"

Sınıfın en arka sıralarından bir kız öğrenci sınıfın kapısına doğru yürümeye başladı. Başta Ein kıza pek dikkat etmese de, kızın kendisine doğru yürüdüğünü fark etti. Kız da hoş görünüyordu hani, Ein bir an için gözlerini alamadı.

Yüzünde sevimli bir gülümsemeyle ;
-Kız- "Buyrun?"

-Ein- "Eh?"

-Kız- "Hayame Mai'yi aradığınızı söylemiştiniz..."

-Ein- "Um.. arkadaşıysanız, kendisiyle bizzat görüşmem lazım."

Sevimli kız, yüzündeki gülümsemeyi ciddileştirerek;
-Kız- "Adım, Hayame Mai. Memnun oldum."

...


= 4. Bölümün Sonu =





[Resim: gintoki.png]

#2
Devamını bekliyoruz X3

#3
Sağ ol, heveslendikçe yazarım.





[Resim: gintoki.png]

#4
Vayt panpa züper olmuş devamınıda gelir inş :D beklemedeyiz :D
[Resim: DMkmQy.jpg]

#5
1-2 güne çıkar yeni bölüm.





[Resim: gintoki.png]

#6
"Hayattan kesit" tadında olacağı belli X3
Hadi bakalım devamını bekliyorum Istiyorum
[Resim: tumblr_m6wxns0KIA1raifc8o1_500.gif]

#7
Şehir ve lise isimlerine bayıldım. Tastey

Devamını bekliyoruz, takipteyiz!
[Resim: LGvBP.png]
[Resim: 15s9esp.jpg]

#8
2. bölüm eklenmiştir, şimdilik çok "alıntı" durduğunun farkındayım. Ama 3. bölümde beklediğiniz şey olmayacak X3 .

#9
Vay güzel gidiyo hikayen panpa eline sağlık
[Resim: DMkmQy.jpg]

#10
İnşallah devam ettirebilirim, çünkü aklımdakileri düzgünce toparlarsam cidden manga konusu olur X3 .


    Ein's World [4. Bölüm Eklendi]
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi